New York I Love You

 

2009 yapımı film. Ekim'de ABD de gösterime girmiş. Bizde de oynar diye düşünüyorum. Filmde 10 farklı hikaye var, 10 kısa film gibi düşünün. Kadrosu zengin bir ekip. 11 yönetmen, içlerinde Fatih Akın da var, ayrıca diğer gururumuz Uğur Yücel'de bu filmde oynuyor.

Filmde nefis sahneler var, hangisini seçeceğimi bilemedim. Neticede bir tanesinde karar kıldım, sizin de beğeneceğinizi umuyorum. Filmden bir sahne, izlemenizi öneririm :) İmdb puanı 7.2




Filmin fragmanı



11 Yorum:

csyasoo dedi ki...

Paris,Je T'aime'nin New York vizyonu.

http://csyasoo.blogspot.com/2010/01/paris-je-taime.html

Evren dedi ki...

Kurgu olarak aynı sadece, film kopya değil. Senaryolar farklı.

Bu tür kurgular daha da var, anlat istanbul, paramparça aşklar köpekler. Başka varsa bilmiyorum maalesef.

Öğrenmek isterim.

csyasoo dedi ki...

Biliyorum sadece kurgu olarak aynı olduklarını.

Hatta bunların istanbul versiyonunuda cekmek dusuncesı vardı en son.

Anlat İstanbul ve Amores Perros bu tür değil gibi.

Paris ve New york filmleri farklı kısa filmlerden oluşuyor sadece.New York'u daha izlemedim ama öyle oldugunu varsayıyorum.

Amores Perros ise apayrı.Kendi türünün ilk örnegi diyebiliri.Belki biraz Pulp Fiction tarzı olabilir.Zaten yönetmenin Pulp'dan etkilenmiş olabileceği söyleniyordu.

Bu tarz başka filmler şu an aklıma gelmiyor.Crash için bu tarz oldugu hakkında bir yorum okumustum yanlısı hatırlamıyorsam.

Evren dedi ki...

Teşekkürler, güzel bilgiler.

pariseda dedi ki...

Filmi yarısına kadar izledim.Çok sıkıldım:( Paris seni seviyorum favorim ayrıca Fatih Akın'ın kısa filmi idare:D

Evren dedi ki...

Filmde 10 farklı konu var, hepsi beni de sarmadı gerçi ama içlerindeki 4 sahneyi gerçekten beğendim,

1-Paylaştığım videodaki bölüm. Nasıl tavlayacak diye düşünürken kızın fahişe çıkması şaşırttı beni :)))

2-Peruklu kadının bölümü.

2-Küçük kızın, erkek dadısıyla :) olan bölüm. Küçük kızın sahneleri ve söyledikleri çok sevimli.

4-Tekerlikli sandalyedeki kızla olan bölüm :)

Sahneleri anlatmadım ki filmin cılkı çıkmasın :)

Bu kadar sahneleri beğendiğim filme sıkıcı diyemem ki şimdi :))

Evren dedi ki...

İlaveten, katılıyorum Fatih Akın'ın kısa filmi diğerlerinin yanında vasat kaldı.

ddarko dedi ki...

Amores Perros kendi türünün ilk örneği falan değildir. Pulp Fiction hiç mi hiç değildir. O tür filmlerin belki de ilk örneği Kurosawa'nın 1950 yapımı filmi Rashomon'dur. Daha modern bir örnek verecek olursam Robert Altman'ın 1993 yapımı Short Cuts'ıdır. Biraz ileriye gittiğimde 1999'da Paul Thomas Anderson'ın Magnolia'sı var.

Esinlenilen birisi varsa Kurosawa'dır. Olayın asıl babası Rashomon kitabının yazarıdır ya neyse. O türden bir kurguyu yaratan o çünkü. Amcası Kurosawa desek, amcaoğlu da Robert Altman'dır. Gerisi çoluk çocuk, yeğen falandır. Amores Perros türünün ilk örneği değildir yani. Bilmem kaçıncı kuşaktan farklı bir taklidi, değişik bir versiyonudur.

Amores Perros'un da çıkış noktası öyledir aslen. Alejandro Gonzales Inarritu ile Guillermo Arriaga farklı görüşleri savunduları bir düşünce üzerine tartışmak için tanışıyorlar. Sonra arkadaş oluyorlar. Arriaga on bir, on ik tane kadar kısa film senaryosu yazacak, İnarritu da bunları filme çekecek. Başta böyle anlaşıyorlar fakat sonra bu öyküleri kıyısından köşesinden birbirine bağlayıp uzun metraja çeviriyorlar.

Evren - Sahne dedi ki...

Teşekkürler, ddarko.

Rashomon adlı kitabın yazarı 'Akutagawa' ya saygılarımızı gönderelim buradan :)

Fakat bu tür kurguyu ilk kendisi mi yazmış acaba? Kitap yazarları bu türe yabancı değil diye düşünüyorum.
Yani ondan evvel de bir takım yazarlar bu tür kurgular yazmıştır diye tahmin etmekteyim :)

ddarko dedi ki...

Sinemaya uyarlanma açısından ilk önemli eser olabileceğini/olduğunu kastetmiştim ben.

csyasoo dedi ki...

ddarko'nun bilgileri için teşekkürler.

 

Sahne | Scene - Evren ©